6 Haziran 2011 Pazartesi

to:kenanevren@tatlisudarbeciligi.com

Evren Paşa, ne için sorgulandığını ve yargılanacağını bilmiyormuş. Benim doğum tarihim tutmuyor ama bilenlere soralım.
O sıralar 17 yaşında olan Erdal Eren' e soralım.
Gözaltına alınan 650 bin kişiye soralım.
İşkenceden ölen 177 kişinin anne-babasına soralım.
Cezaevlerinde ölen 299 ve kuşkulu biçimde ölen 300 kişinin arkadaşlarına soralım.
İdam cezası alan 517 kişiye soralım.
Sakıncalı olduğu için işten çıkarılan 30 bin kişiye ve parasız kalan ailelerine soralım.
Bir de unutmadan hani Deniz vardı ya, yedi yaşında babası ölüyordu. Bundan sonra dedesinin yanında köyde yaşayacaktı. Bir de ona soralım.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Slovenya'ya selamlar

Evet şu anda gözlerim dolu dolu oldu bilinmez niye...
Türkiye dışından ilk ziyaretçimiz Slovenya'dan aramıza katılan arkadaşımız oldu. Kendisi özel bir selamı hak ediyor. Esen kalın.

Bir de tur listesi yazalım

Şimdi bisikletleri aldık, hastalığa yakalandık. Yaz tatilimizin içerisine bir yere 10 günlük bisiklet turunu sıkıştırdık. İşte efendim lazım olacaklar.

Giyim

Uzun ve kısa kollu forma
Uzun ve kısa tayt
Pedli tayt
İç çamaşırları
Çoraplar
Polar üst
Bere, eldiven
Şapka/bandana
Mayo (nehir, göl, şelaleler için)
Pijamavari kıyafet
Alt-üst yağmurluk
Bot (kaya tırmanışı için)
Su ayakkabısı (rafting için)
Kirli poşeti

Teknik

Kask, eldiven, gözlük
Km. saati
İç lastik x3
Pompa, alyan, yama takımı
Ön ve arka lambalar, kafa lambası
Fren, vites, akort telleri, akort anahtarı
Zincir baklası
Zincir yağı
Harita, pusula (GPS'imiz alamadık)
Defter, kalem
Suluklar
Kancalı lastikler
Tulum, mat, çadır, yastık/boyunluk
Kamp ocağı ve yemek seti
Çakmak, çakı, plastik tabak-çatal-kaşık-bardak, tuz, şeker, sakız, konserve, kuru yiyecekler
Düdük
Çöp poşeti (büyük boy bagaj için)
Şarj cihazı

Kişisel

Şampuan, saç kremi, duş jeli,sıvı sabun, krem
Diş fırçası, macun
Islak mendil,
Güneş kremi

F1 yarışı hakkında bilmemiz gerekenler

Son kez yapılacağı ihtimali ve biletlerin futbol maçı bileti fiyatına satılması sebebiyle benim içimde bir nebze de olsa yarış tutkusu, otomobil tutkusu var diyenin gitmesi gereken yarıştır. her yarışa seyirci olarak katılmış biri olarak ekonomik ve sıkıntısız yarış rehberini şu şekilde hazırladım. (beraber gideceğimiz arkadaş grubumuz için hazırlamıştım ama tüm sözlük yararlansın diye düşünüyorum)

Ben şöyle aklımdan geçenleri yazayım ortak karar verelim. diğer gelecek arkadaşlara da okutursun onlarda katkıda bulunurlar.

Cumartesi sabahı istanbul'un 5-6 farklı noktasından kalkan iett otobusleri ile 9 da piste varış.
Gişeden 70 tl ye açık alan bileti alış.
Anında giriş ve start finish düzlüğünün çıkışına yayılış.

---Gerekli malzemeler---
1-çanta
2-piknik sandalyesi ve veya havlu
3-şapka
4-kulak tıkacı
5-güneş kremi
6-gözlük
7-grup gidilecekse muhabbet olacağından kitaba gerek yok ama yalnız iseniz muhakkak okumanız lazım geçmez o 8 saat.

Ve en önemlisi gıda olayı...
Büferlerde geçen sene hotdog 9-10 tl döner 12-14 tl kola 6-7 tl su 4-5 tl olduğundan günlük iaşemizi yanımızda taşımamız şart.

Tahmini kişi başı tüketim
1,5 lt su (gece buzluğa konulup dondurulması gerekir. hem diğer meşrubatları soğuk tutuyor hem de öğlen sıcağında tam içime hazır oluyor)
1 lt meyve suyu
1 lt kola
1 paket cips
1 paket biscuit

Ve benim anneme her bir ögün için ikişer tane hazırlattığım sosisliler. goralı filan yaptırmayın abartmaya gerek yok. zaten akşama doğru içinden sosis çıkması bile bir mucize o sıcakta ve heyecanda. cumartesi ve pazar günü ayrı ayrı hazırlanacaksa içine ketçap mayonez ve kaşar peyniri konabilir bir gün dayanıyor ama benim gibi şehirdışından geleceği için cumartesi sabahtan çıkacaklar pazar günkü sosislilere koydurtmayın, heba olur.
Son yarış 6 gibi bitiyor cumartesi günü. aynı otobüslerle dönüş yapıyoruz. pazar sabahı gene ilk otobüs gidiş. bu arada otobüslere akbil ile biniyoruz. artık artık allah ne verdiyse 2-3 tam bilet düşüyor. yani 20 tl lik yükleyelim. yoksa şoför abilerin ellerini çakma pozisyonuna getirip -fayf tele fayf tele- demelerine yol açarız. pazar akşamı 5-6 gibi start finishe girip asfaltı öptükten sonra pistten ayrılışı gerçekleştiririz. belki de bu türkiye de izleyeceğimiz son f1 olacak. inşallah olmaz tabii.

Bisiklet

2 yıldır lisanslı sporcu olarak kullandığım dağ bisikleti artık bende bir tutku ve yaşam biçimi olmaya başladı. Şu anda amacım etrafımda yeni bisikletçiler türetmek. Kankam bu yolun ilk yolcusu oldu. Ardından alt komşunun oğlu, dernekten bir öğrenci arkadaş onu izlediler. Artış devam etmekte. Bende ezelden beri derli toplu yaşamayı ve çanta toplamayı seven biri olarak bir liste oluşturdum.
İşte 500 ila 1000 tl arası bir bütçe ile v-fren giriş seviyesi bir bisiklet aldığınızda 200-500 tl arası harcayarak kurabileceğiniz set. Bu set opsiyoneldir fakat sürüş güvenliği ve rahatlığı sağlar. Zevki arttırır.

Amatör olarak yarışlara giren ve günübirlik turlar yapan biri olarak yollarda sıkıntı olmaması için şöyle bir takım kurabiliriz.

1-bisiklet
2-kask
3-suluk ve kafesi
4-bisiklet çakısı (alyan + tornavida içeren)
5-gözlük
6-pompa
7-iç lastik
8-yama seti
9-ön far
10-arka flaşör
11-kilit
12-hız + mesafe ölçer
13-sele altı çantası (sırt çantası yollarda cehennem azabı olur)

Kıyafet konusuna girmiyorum. Akıllara hemen tayt geliyor tabii ki ama şu anda günlük 100 km filan yapıyorum geçtiğimiz 9 gün içerisinde 2 yarışa girdim ama ne o taytı ne o 200 tl lik takım formalarını alıp giymem. O yüzden şöyle bitirebiliriz...

14-nike puma vs. drifit t-shirt
15-gene özel kumaştan jack wolfskin vs. pantolon.

4 Nisan 2011 Pazartesi

En büyük hile, hilesizliktir.

Blogspot kapanmıştı, bugün laptoptan denedim açıldı. İnşallah genel olarak yasak kalkmıştır. Tabii ki, paragraflara filan dikkat ettim yazıda ama kaydet dediğimde düz yazı olarak atıyor. Gözümsünüz. Cuma günü sabahtan rutin ziyaretler için İstanbul'a ayak basıyorum. Akşama kadar işim var. 8 gibi işim bitiyor ve Beşiktaş'ta M.'nin okuldan çıkmasını bekliyorum. 5-6 saat sonra Kadıköy'ünden! (biz eskiden İstanbul'da böyle konuşurduk efenim) otobüse bineceğimden öyle takılacağız rahat rahat. Neyse tabi ben beklemekten rahatsız olarak M.yi arıyorum. Meşgule atıp mesaj çekiyor.
-Yarım saate çıkacağım. Ön kapıdan gir kantinde emre var abi. Benim iç ses cevap veriyor: -Amaann takılırım çarşı'da biraz daha, bir de şimdi kantinci Emre Abi ile tanışamayacağım. Ulen takoz. Tamam 5 senedir çarşıya gelmemişsin, özlemişsin ama dur iki saniye mesajı adam akıllı oku. Halbuki sonra tanıştık, Emre arkadaş canayakın, pozitif, çok muhabbetşinas bir adammış. Emre abi diye okursan tabi kantinci olur o sana.
Neyse M. çıktı dersten. Dedi ki abi üst katta 80'ler partisi var ben Emre'nin kartını aldım gel girek. Sağolsun ben yarın Adana'ya gideceğimden şive sıkıntısı çekmeyeyim diye birkaç saat böyle konuştuk. Öğrenci giriş kapısında turnikelere dayandık. M. kendi kartıyla geçiş yaptı tabi aynı saniye içerisinde ben de okuttum ama geçiş vermiyor. Hayır hiç bir ses filan yok makinada. M. döndü. Tabi hemen arkamızda güvenlik görevlisi. Bizim ŞŞAL'da 'şerif' olarak seslendiğimiz abi.
M.: Ne oldu okumuyor mu?
S.: Valla dokunduruyorum ama...(iç ses: tamam böyle şey görmedik 6 sene okuduk, fakat sabah bir plazaya girerken güvenlikten böyle geçtim. Antremanlıyım yani.)
M.: Ya şöye tutsak filan. Allah Allah.
S.: Buraya dokundurmuyor muyuz? (iç ses: valla kartın üzerinde türk telekom filan yazıyor ama bizimkiler aynı zamanda orada çalışıyor ya, entegre kart çıkarmışlardır herhalde.)
M.: Agadi yanlış kart mı çıkardın acaba cüzdandan? (bak burada tribünlere(şerif'e) oynuyoruz. Ulen sen verdin kartı 5 saniye önce bana.
S.: Sürtecez mi acaba kredi kartı gibi. (hani artık çare kalmadı, saçmalamalar başladı. iç ses: vay be adamlar ne teknoloji kurmuşlar. emre arkadaş( ki kendisini henüz tanımıyorum adamın kartını kaptıracağız) binadan çıkış yapmadığından tekrar bir giriş kabul etmiyor.) Yuhh. Yani oha. Abi 4 buçuk saniye içerisinde bu kadar mı diyalog, olay, düşünce olur. Şerif'e daha fazla kıl kaptırtmadan M.çıkış yapıyor ve biz kendimizi dışarı atıyoruz. Kart mı bozulmuş arkadaşlar sorusuna "Yo yo birşey yok" cevabı veriyoruz. O zaman ne ayak sorusu gelebileceğini düşünmeden. M. diğer kapıyı deneyelim diyor. 3 tane şerif var burada. 6 saniye içerisinde gerçekleştirdiğimiz ehliyet-yaka kartı değiş-tokuşunun ardından ikimizde okula dahil oluyoruz. Ve 6 saatin 3'ünü burada geçiriyoruz.

p.s.: Şu anda Elif'i okuyorum da yazarın arkadaşı için kullandığı J. kısaltmasından esinlendim ve ben de M. kullandım. Hani gizli birşey yok kendisi can dostum Mustafa'dır. Paulo'ya bir selam etmiş olduk böylece.

6 Kasım 2010 Cumartesi

Metrobüs

Zam için yorum yapmayacağım. Farklı açılardan baktığımızda hepimiz haklıyız.

Garajda dururken ayda 200 tl masraf çıkaran araçlar,
yağmurda durmayan, karda çalışmayan, kuruda kısa mesafe almayan taksiler,
2-3 derece ayazda 20 dakikadır gelmeyen dolmuşlar,
istedikleri zaman güzergahını değiştiren minibüsler,
gece 6 saat çalışmayan raylı sistemler,

26 günde kazandığı 600 tl nin 150 tl sini o parayı kazanmaya giderken harcayanlar,
milyonlarca lira zararda olan çalışanlarının maaşlarını ödeyemeyen kurum,
1 liralık mazotu 3 liraya satan devlet,

yaşadağımız ülke türkiye; küba değil,
15 milyonluk garajı 1 milyar parası olanlar var,
öss ye çalışıyorum abi diyor genç, annesi çaldırıyor iphone undan, kendisini arasın diye,
öte yandan iç burkan örnekler zaten 1 saat sonra başlayacak haber televizyonu olmayan televizyonların haberlerinde.

Yüklem koymayayım yorum yapmayacağım dedim. Ama bunlar gördüklerim...